Feeds:
Posts
Comments

Archive for the ‘a part of life’ Category

İLKler özel ve güzeldir…

“İLK” anlamı sizin için nedir;bilmiyorum ama şunu biliyorumki kim olursa olsun ilkler her zaman özel ve güzeldir.Bu özel ve güzellik nerden gelir bilmiyorum ama öyledir.Kimsenin buna itiraz edeceğini sanmıyorum(itirazı olan varsa ya şimdi konuşsun ya da sonsuza dek sussun 😀 ).
Hayatımıza ilklerin yön verdiğini hiç düşündünüz mü?”Hayır” derseniz inanmalı mıyım bilmiyorum!Ben şimdi bile dönüp baktığımda daha önce başka bir anlam ifade eden yaşanmış ilklerim geçen günleri ve yaşananları dikkate aldığımda başka başka anlamlar ifade ediyor.Hayat ne garip bir bütünlük içindeki yaşadığın bir olay senin hayatın akıp gider ve her akışta başka bir şekle bürünürken geçmişinide değiştiriyor.Tabiiki fiilen değil ama derinlere inip; içindeki anlama baktığımızda oda bizim hayatımızla aslında halen akıp değişmeye ve değiştirmeye(bakış açımızı) devam ediyor.
Soruyorum sizlere hangi ilklerinizi hatırlıyorsunuz?

Gözünüzü açtığınızda ilk kimi gördünüz?(tamam kabul ediyorum fiilen hatırlaması zor olabilir ama mantığa döndüğümüzde o kadar da zor olmasa gerek 😉 )

İlk söylediğiniz kelime hangisi?(peki hadi bundada dışardan yardım alabilirsiniz ama bu son )

İlk öğretmeniniz?

Topluluk karşısında yaptığınız ilk faaliyet kaç yaşınızdaydı?

ÖSS’ye ilk girişiniz ve ondan ilk çıkışınızdaki duygularınız?(allahtan 2.si olamdı; kimseye de kısmet olmasın 🙂 )

İlk iş deneyiminizin size kattıklarını hiç düşündünüz mü?

Hayatta yediğiniz ilk kazık hangi konudaydı?

Her hangi bir amacınız için attığınız ilk adım neydi?

Bir düşünün bakalım, bunlardan biri yaşanmasaydı ya da farklı bir durumla sonuçlansaydı sizinn hayatınızdaki etkisi ve yeri ne olurdu?
Ben okadar eminimki o sorulara kendi içimde verdiğim cevapları veremiyor olsaydım şimdi ben bu ben olamazdım.

Peki, bilin bakalım kim olurdum? =D

Read Full Post »

FORMAT or FOR-MAT…?

FORMAT insanı mı olmak istersiniz yoksa FOR-MAT insanı mı olmak istersiniz?Dürüst olun belli kalıpların içine gömülüp; hep aynı şeyleri tekrar edip; o formatın dışına çıktığında herşeyi yanlış kabul edenlerden misiniz?Yoksa sadece hayatı ve FORMAT insanını MAT etmek için yaşayan FOR-MAT lardan mısınız?Ben her daim FOR-MAT oldum,bundan sonrada öyle devam edicem kısmetse… 😀 …..Hayatın hep bana FORMATların MAT edildiği günleri göstermesi dileğimle…

Saygılarımla(ymış) (pehhhh 😛 )

Read Full Post »

Güne yıllar sonra gelen karla beraber uyanmak çok güzel bir duyguymuş :)… Neredeyse bu güzelliği unutmak üzereymişim :(.

Kahvaltı dahi edilmeden sinemaya gitmek için evden çıkılmasıyla başladı herşey. İlk olarak gidilecek alış-veriş merkezinin servisini beklemeye koyulundu.Ama ilk talihsizliğimiz o anla başladı.Servis gelmedi ve kıl bir taksicinin aracına binmek zorunda kaldık(kıllığı sonunda çıktı yoksa binmezdik tabiki 😛 ). Dışarı çıkılmasının amacı olan filme yani “avatar” a bir grup lise gençliğiyle beraber girdik ama açıkçası 14 yılda hazırlanan ve bütçesi 400 milyon $ ı aşan bir film olarak bana pek doyurucu gelmedi. Yazık olmuş diyebilirim onca paraya ama şunuda söylemeliyimki başından beri karşı olmama rağmen bir sinema sever olarak izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum. Sadece hakkında olması gerekenden abartı yorumlar dolaştığını söylemeye çalışıyorum.

Neyse upuzun 3 saatin ardından film bitti ve üzerine tatlı niyetine yenen meyveli çikolata bardağından sonra (hımmm enfes bir lezzet 🙂 ) eve dönüş yolunda kullanılacak serviste olanlar oldu ve benim gözümden yaşların akmasına sebep olacak kadar gülünç olaylar yaşadık 😀
Kahramanlarımız 40 ve + yaşlarda pek girişken teyzeler; bazıları tanıdık(bizimle hiçbir alakaları yok 😀 ) birbirleriyle. Alışveriş merkezinin servis aracını pek güzel sahiplenen teyzemler boş gördükleri serviste tek oturmak isteyen çocuklarına “Otur otur..Ne de olsa servis bizim…N’olcak zaten bomboş baksana!” diyerek olaya bomba gibi bir giriş yaptı. Ardından çıkılan yolda hava muhalefetleri nedeniyle önümüzde giden yokuşta kalmış dolmuşun şöförüün ne acemiliğini bıraktılar nede “mal”lığını. Kendilerini herşeyin piri sanan teyzemler birde bizim şöföre akıl vermeye kalkınca ben koptum zaten.. 😀 Adamcağız artık duruma bağışıklık kazanmış olucakki ağzını açıp ne bir kelime söyle(yebil)di ne de traji komik bu duruma güldü 😀 Ben ise gülüşümün sesinin ön koltuktaki teyzemlere duyurmamak için kendimle pek neşeli bir savaş içerisindeydim. Yolculuğumuzun geri kalanında ne mi oldu? Ne siz sorun ne ben söyliyim 😀 Teyzemin tel konuşması güne damgasını vuran olay oldu benim açımdan 😀 Diyalog aynen şu şekilde gelişti:

Esas Kadın: Teyzem 🙂
Sanal Kadın: Telefonun diğer ucundaki kişi 😀

EK:Aşkımmmm…Nasılsın canım…
SK:…..
EK:Hayırdır!? MeSeNe ye demi giremiyorsun?
(Bizden ağzımız kapalı, içimizde patlayan bir kahkaha 🙂 )
SK: (sanırım evet diyor… )
EK:Canım bizde açalım mı? (neden bahsettikleri muallak)
SK:(sanırım hayır diye cevap veriyor)
EK:A-aaa ama millet çok eğleniyor…Hayvan falanda yetiştiriyorlarmış.

(HÖNKKKKK !!!! Olayın facebookta farmville olduğunu anladığım da artık kahkahamı ciğerlerimde tutamayacak noktaya gelmiş olduğumdan koyverdim gitti 😀 )

EK:Ben eklerim seni…
SK:…..
EK:Yok yok ben eklerim…Sen ekleme..
3. Kadın:Tamam tamam ben eklerim sizi
HÖNKKKK #2 ….(Artık kahkahalarımın  ve gözlerimden akan yaşların hiçbir şekilde önüne geçemez oldum )
Tam kendime geliyorum derken Sanal kadının derdine çözüm üretirken Esas Kadın olan teyzemin aklına gelen mühendis tanıdığı girdi bu seferde araya 😀

Ne alaka demeyin abimiz çok efendiymiş ama maalesef O’na yapıcak (başgöz etmekten bahsediyo teyzem kendi dilinde 😀 ) kız olsaymış keşke…Ve karşı taraftan gelen bir atakla teyzem ummadığı bir cevab alıyor…
3.Kadın:Senin kızı yapaydık o zaman!!!!!!!!!!


Neyseki teyzem ustaca bir manevrayla konuyu değiştiriyor ve
EK:”Evlendiği kızda tahsilsiz birşey;pekte salak…” deyiveriyor 😀

Yok abiside varmış ama onun durumu iyi değilmiş…miş…miş…..miş!Sülalenin seceresinide öğrenmiş olduk bu arada 😀 Traji son derece komik bu yolculuğumuz boyunca öğrenmiş olduğum şey şu(ki kendisi bizim jenerasyon için son derece önemli birşey!) Güzel Allah’ım sevdiği kullanırını H.S.K’dan koruyup; sevmediklerini ve bu dünyada cezalandırmak istediklerini H.S.K. ile cezalandırmalı…

Yinede hayatın güzel renklerinden biri olan H.S.K lar hep var olsun… ;D

Hayatınızın en kötü gününün bugün yağan kar taneleri kadar temiz ve güzel olmasını;aksi durumlarda H.S.K.ların gelip hayatınızı kurtarmasını diliyorum :)))) ( kendi çaplarında tabi )

PS:H.S.K nedir diye merak edenlere AÇILIMI şu oluyor; Historia Servisi Kadınları….
Sizin önerilerinize de açık bir açılımdır bu…Fikrinizi çekingen alıştırmayın 😉

Read Full Post »

“İLK”lerin Günü…

Bugün İLKlerin günü oldu benim için.
Evet…18/01/2010 Salı günü benim için İLKlerin günü…

İLK işimden ayrılmanın sonucunda İLK tazminatımı aldığım gün 🙂
İLK işimden sonra 2. işiminde İLK kez resmi olarak onaylandığı gün :))
Ve yılın İLK karı yağdı :)))
Bende doya doya sıcacık odamın camından o müthiş güzellikteki manzarayı seyrettim… :))))
Veeeeeeee İLK kez bu kadar kısa bir blog yazıyorum 😛

Read Full Post »

Başlığa bakarak sakın yılların kafa karıştıran ama asla bir orta noktada buluşulamıyan konusundan bahsediceğimi sanmayın.Yinede bu konununda yeri geldiğinde en az onun kadar karışık olabildiğini söylemek isterim.Hatta bu yazıyı yazmamın sebebi de bana hey heylerimi tepeme çıkarıcak kadar sinir bozucu bir gün yaşatmış olması…Konumuz “teknoloji”…Bunun neresi mi bu kadar karışık olabilir…?Olmaz demeyin oluyor walla…Birkaç gündür teknoloji harikası olan ve bir türlü pabucu dama atılamayan “msn” programımda sorunlar yaşıyorum.Nasıl mı?Aynen şöyle, programı her açttığımda birkaç saniye sonra uzaktan kumandayla başka birileri tarafından idare ediliyormuş gibi kendi kendine kapanması sorunu.Bu birkaç saniye sonra gerçekleşen olay bugünün sonunda kendinide aşarak saliselere indi ve daha yeşil-mavi adamcıklarım, zavallıcıklar online yüzü göremeden kapanmaya başladılar.Benki ben evde olduğumda gözlerimin açık olduğu her saniye msnini açık tutan ben bu sorun karşısında çıldırmamak için kendimi zor tuttum.Teknoloji dilinle hacklenme denen olaya maruz kalmış olma ihtimalime karşın yeni-sıfır kilometre-gıcır gıcır bir hesap almama rağmen sorunumu hala çözebilmiş değilim.Kaldi ki bu sorunun aynı bilgisayarı ve aynı programı kullanan çok sevgili sisterımda yaşanmıyor olması da ayrıca heyheylerime tavan yaptırıyor.

Gelelim bugün yaşanan bir diğer teknolojik vak-a ya…Arkadaşımın ve annesinin webcam inde yaşandı bu sorunda.Şimdi olayı özetlemem gerekirse (ki bu özet konusunda başarılı olduğumu hiç söyleyemem 🙂 );annesi onu göremiyor; biz ikimiz kameramızı açtığımızda arkadaşım beni göremiyor; ama arkadaşımın annesiyle biz sorunsuz bir bağlantı yapabiliyoruz.Haydeeee…Kolaysa gelde çık işin içinden.Şimdi 100 puanlık uzmanlık sorusuna gelince;biz nerede hata yapıyoruz?

Teknolojiyi ihtiyaçlarımız doğrultusunda bulan ve yine aynı doğrultuda geliştiren biz insanlarken nasıl oluyorda; bu teknolojinin hızına yetişemiyor ya da yetişmekte bu kadar zorlanıyoruz.Hayatımıza o kadar girmişki ondan öncesinde nasıl bir hayat sürdürdüğümüzü ya da çoğu işimizi nasıl hallettiğimizi unutmuşuz bile…En basitinden elektrikler kesildiğinde ne yapıcağıma dair en ufak bir fikrim bile olmuyor.Bu teknoloji ne illet bişidir;para gibi…Varlığı bir dert yokluğu başka dert!Biz onu idare ettiğimizi sanırken o sinsice kanımıza işlemiş bize hükmetmeye başlamış bile.Geçmişler olsun… 😀

Bundan sonra bize düşen çok sevgili teknolojizede arkadaşlar aklımızı kullanıp tekrar yönetimi ele geçirmektir…
Haydi herkes işinin başına.Ne gariptirki sizlerle bu fikirlerimi bile bu teknolojiyi kullanarak paylaşıyorum.Ama olsun akıllı bir şekilde ;).

Read Full Post »

Hello world!

Hey DUDE 🙂
Welcome to my world!
Come on!
Let’s share our thoughts which make  us ourselves and our lifes so special … 😉
Here we go… =D
null

Read Full Post »